The Ascent: Shepitko’nun Son Sözü

Larisa Shepitko, Çağdaş Sovyet Sinemasının yetenekli yönetmenlerinden biri. Kariyerinin tam zirvesine ulaşmışken, sona eren ve kısa süren bir kariyer. Trafik kazasında hayatını kayıp etmeden önce geride bıraktığı büyük başyapıt The Ascent’i anlamaya çalışacağız. Larisa Shepitko bugün yaşasaydı 82 yaşında olacaktı ve çağımızın en büyük kadın yönetmenlerinden biri olarak kabul görecekti. Kariyeri devam etseydi, Sovyet Sinemasının en bilinen isimleri olan Tarkovski veya Eisenstein ile birlikte anılacağı … Okumaya devam et The Ascent: Shepitko’nun Son Sözü

Alef: Ülkenin Polisiye ile İmtihanı

Yılın en çok beklenen ürünü olan Alef’e sonunda kavuştuk. Blu Tv ve FX ortaklığında ki diziyi Emin Alper’in yönetmesi, iyi oyuncu kadrosu ve polisiye olunca bu haklı bekleyişin ilk 6 bölümünü izledik. Peki değdi mi. Artık digital mecralar hayatımızda kocaman bir yer kaplamış durumda. Bu durumu kalıcı kılan en başlıca neden ürettikleri diziler. Artık diziler günlük hayatımızda filmlerden daha fazla muhabbet konusu oluyor. Biz zamanlar … Okumaya devam et Alef: Ülkenin Polisiye ile İmtihanı

The Exorcist: Biri Korku Mu Dedi

Stenley Kubick’in The Shining ile çoğu sıralamada bu mevkiyi paylaştı. 1973 yılının noelinde vizyona giren filmin 2001 yılında restore edilmiş bir versiyonunu sinemada görmek de nasip olmuştu. Sinemalardaki şeytan figürüne birçok anlam yükleyen, birçok sahnesi ile (kafa dönmesi, örümcek yürüyüşü, haçla mastürbasyon gibi) unutulmaz olan, klasik olmayı başarmış bir filmden söz ediyoruz. The exorcist, Irak’ta ezan sesi ile açılır. Peder Merrin (Max von Sydow) burada … Okumaya devam et The Exorcist: Biri Korku Mu Dedi

Don’t Look Now: Bir Gerilim Masalı

Görkemli stili, karanlık atmosferi ile doğaüstü, öngörülemeyen bir yolculuğa çıkarıyor. Korku/gerilim sineması adına Rosemary’s Baby, The Shining ve The Exorcist ile mükemmel dörtlüyü tamamlıyor. Şimdi bir gömüyü çıkarmak için 1973’e gidiyoruz. Bazı filmleri sevmek için çok fazla neden yoktur. Bazen rengini bazen müziği bezen oyuncuları seversiniz. Bazen de bütün olarak bize yaşattığı deneyimi severiz. 1973 yılının ürünü olan Nicolas Roeg filmi Don’t Look Now’u sevmek için bu … Okumaya devam et Don’t Look Now: Bir Gerilim Masalı

Funny Games: Oyun Oynama Ne Dersin

Fransız sinemasının kendine münhasır ismi Michael Haneke, bu sefer kendi halinde bir aileye musallat olan iki psikopat genç üzerinden bizi rahatsız ediyor. Michael Haneke, sinema çekme işine televizyon da başlar… 10 yıl boyunca televizyon için filmler üretir. Haneke, yaptığı bu işlerin hiç bir zaman sanat olduğunu kabul etmez… televizyonda bütün her şey ticari bir oluşum üzerine kurulmuştu, seyircinin istekleri ön planda tutulur, sanatçının yaratıcılığı ve … Okumaya devam et Funny Games: Oyun Oynama Ne Dersin

Night of the Living Dead: Ve Romero Zombileri Yaratır

Night of the Living Dead (Yaşayan Ölülerin Gecesi), bir korku filmi ustası olan George A. Romero’nun 28 yaşında çektiği ve John A. Russo ile yazdığı ilk filmidir.  Yıl 1968’tir. Amerikan başkanı tarihin en yüksek oylarından birini alarak seçilen Lyndon B. Johnson’dur, John F. Kennedy suikastının başlattığı karamsar Amerikan yaşantısı en doruk noktalardadır, Vietnam Savaşının halk üzerinden büyük bir çöküntüye sebep vermektedir, soğuk savaş dalgası, modern … Okumaya devam et Night of the Living Dead: Ve Romero Zombileri Yaratır